«

»

Oct 28 2011

Print this Post

6.6 şiddetinde bir beyin fırtınası

Medya izleyicisi olmamam, görmemi engelleyemiyor. Gördüklerim de içimde koca koca boşluklar yaratmaya yetiyor. Can pazarı var Van’da; her batan güneş ile ümitlerin azaldığı, acının yerini isyana bıraktığı… Ne yaparsam yapayım, kaybı yaşayanlar kadar acıyamaz canım biliyorum. Sanırım bu yüzden kestirmeden isyan noktasına kayıveriyor aklım…

Bir tarafta 14 günlük bir bebek enkazdan çıkartılıyor, diğer tarafta birbirinin üzerinden atlayarak görüntü almaya çalışan onlarca kamera batıyor gözüme… Bir tarafta can pazarı, öte yanda ne pazarı anlayamıyorum. Herkes haber peşinde tamam da başka türlü yapmanın yolu yok mu bu işi? Sonra niye buna takılıyorum diye de takıyorum kafama… deveye sormuşlar boynun neden eğri, demiş neren doğru ki? o hesap benim ki…

Bir yanda görüyorum, sosyal medya başta olmak üzere yardım için seferber olmuş durumda insanlar… Diğer yanda duyuyorum; oh olsun diyen, yardım yerine taş, bayrak gönderen zihniyet… Duyuyorum dedim ama birinci ağızdan duymuşluğum veya okumuşluğum yok böylesi hastalıklı bir aklı… Oysa farklı farklı görüşlerden fikirleri takip ettiğimi düşünürdüm. Demek o kadar farklısını takipte değilmişim, eksik kalmışım, çok şükür demeliyim.

Ama şükredemememekten müzdaripim. Durup durup niye aynı şeyleri tekrar tekrar yaşıyoruz demekten kendimi alamıyorum. Sık sık birlikte çalıştığım için çok iyi biliyorum ki; depremin doğa olayından afete dönüşmesine kadar her çalışmada dünyaya öncü olan bilim adamlarımız, hocalarımız var. Kabaca denilebilir ki; bilgide bir eksiğimiz yok, hatta belki gerekli olandan fazlamız var. Eksik olan her başarılı Türk’ün arkasında eksik kalan bir şey; koordinasyon, kontrol… standart…

Ülkemde standartlara uyabilmesi için 10 birim maliyeti olması gereken bir bina, 8 birime mal edilebiliyorsa – hele ki bu bina devlet tarafından ödenmek sureti ile yaptırılabiliyorsa ortada ciddi bir denetim ve ötesinde bir de vicdan sorunu var demektir. Zaten vicdansız olanları geçtim… Diğerleri için öyle bir sistem kuruluyor ki; sana vicdanın yemiyorsa bu ticaretin içinde de varolmazsın, varolacaksan vicdanını uyuşturacaksın diyor. Her deprem sonrası, korunabilelim diye koca koca mevzuatlar hazırlanıyor; öyle detaylı öyle kapsamlı ama vicdan entegrasyonu yapılamadığı için uygulanamıyor bir türlü…

Sonuçta deprem sonrası hastane, okul, yurtlar dahil olmak üzere kamu binalarımızın yıkılabiliyor olmasını benim aklım alamıyor… Hani önlem alınmıştı? Her aklı başında gibi; ne zaman bir afet durumunda kamu binaları tam teşekküllü hizmete devam edebilecek hatta halkın en güvende olabileceği yer olarak ilk akla gelecek, o zaman birşeyler değişecek diye düşünüyorum. Ama öncesinde kendimizden başlayarak bir şeyleri değiştirmemiz gerekiyor. Hangimizin deprem çantası var? Hangimiz çocuğumuza deprem anında ne yapabileceğini anlatabiliyoruz? Arkadaşlarımızın yazdıklarını okuyun; başlayacak bir yer bulabileceksiniz.
Deprem
Çocuklara depremi anlatmak: Yurtdışında bir kütüphaneden kitaplar
ve Dolap’tan diğer yazılar

Değişim deyip daldan dala atlayacağım; geçen şu videoyu gördüm. Kenneth and Mamie Clark çiftinin ırkçılık üzerine yaptıkları bir test bu… Deprem ile doğrudan ilgisi yok ama bugünlerde orası – burası – onlar – bizler lafları o kadar kolaylıkla çıkıyor ki ağzımızdan, dolaylı yoldan ders alınmalı…

Biz Türkiye’de yaşayanlar fiziken bu kadar farklı değiliz birbirimizden… Ama ruhen böyle ayrı düşmemiz birilerinin işine geliyor işte…

****

Bu arada Sarp Ada’m ve babaannesi ile Antalya’dayım… Haftasonu Mira da halası ile gelecek yanıma… Onlar tatil yapacak, ben organize işler peşinde olacağım. Yaşananlara tam denk düşen; Kültürel Mirası Depremden Koruma üzerine uluslararası bir kongremiz var. Adı bile kendi kendimi yememe yetiyor :(

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Permanent link to this article: http://www.anne-log.com/2011/10/6-6-siddetinde-bir-beyin-firtinasi/

5 comments

  1. Evren

    Oturdum agladim simdi. Bu videoyu gormemistim :( Cok sey anlatiyor!

    Bu arada buraya ilk geldigimde bu “koordinasyon, kontrol, standart” olaylarini cok abarttiklarini dusunuyordum, ufacik bir yangin icin butun kasabayi ayaga kaldirmalarina sasiriyordum. Ama simdi anliyorum, dedigin gibi gercekten esas eksik olan bunlar. Ve yasananlar inanilmaz gercekten. Dedigin gibi bir yerlerden baslamak lazim. Eline yuregine saglik! Konferans guzel acilimlar getirir, cok kulturlu mirasimiz da akillarla birlikte korunur umarim… Kolay gelsin!

  2. Ayça Oğuş

    Teşekkürler paylaşım için Banu..

  3. öykü

    Video tüylerimi diken diken etti.Biz bu çocuklara ne yapıyoruz böyle???

  4. Fatoş

    İnalılır gibi değil. Video ürpertti beni. Kendilerinden nefret ediyor bu çocuklar.

  5. Emel

    Banu;

    Gercekten cok rahatsiz edici seyler oluyor oralarda. Babamin duyduklarini ben de facebook’da yazmistim biliyorsun. Umarim biryerlede birseyleri duzeltebiliriz birgun!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>