Dün kocaman bir ekiple Sihirbaz Oz’a gittik. Mira oyunun en başında, fırtına ile kaybolan kahramanımız Dorothy’nin ah ben nasıl şimdi evime gideceğim demesine çok fena içlendi… Neyse ki kısa süre sonra…
- o gerçekte kaybolmadı ki… zaten sahnedeki herkes tiyatrocu… hatta aslan bile aslan değil… sadece kostüm giymiş baksana…
diye durumu topladı, rasyonel yavrum
Dorothy’den değil de şu iyi ve kötü kalpli cadılardan pek etkilendi. Sonrasında diline bir cadı oyununu doladı…
- Anne şimdi ben iyi kalpli cadıyım sen nesin?
- Ben de iyi kalpliyim.
- Olmaz.
- Neden?
- Bir iyi kalpli bir de kötü kalpli cadı olması gerekiyor. Üç kişi olsak ikimiz iyi olurduk. Neyse tamam o zaman… ben kötü kalpliymişim, sen iyiymişsin, olsun o zaman… Sen napıyorsun?
- Bu karnı acıkmış bebeğe mama yediriyorum.
- Evet… İyi kalpli cadılar karnı acıkmış bebekleri doyururlar… ne yediriyorsun, bir bakayım? aaaa o ne Şreklerin yemeği gibi yeşil yeşil…
- Pırasalı karnıbahar
- Iyyy bence bu bebeğe böyle bir şey yedirdiğine göre kötü kalpli bir cadı olmalısın sen… kesin kötü…
O yedirdiğim şeyi kendisine de makarna sosu olarak da kakaladığımı bilse yeniden iyi kalpliye çevirmezdi ya… neyse…
Mira’ya 4 aylık kadarken bir iki kaşıkla ek gıdalara başlamış, ilk kaşığı kameralar karşısında küçük çaplı bir tören ile vermiştik. Farklı farklı lezzetler ile tanıştırıp, bebek maması konusunda yaratıcılığımızın sınırlarını zorlamış, 1 yaşına geldiğinde pirzola yer kıvama da getirmiştik. Gerçi büyüdükçe fotosentezle yaşam konusunda çalışmayı tercih eder oldu.
4 aylıkken yanımızda cıvıldayan Ada’ya ise o an sofradaki yoğurttan bir parça uzatmış, kaşığa kuş gibi ağzını açmasını bak rahat rahat yemek yemeye başlar bu çocuk diye yorumlamıştık. Nitekim, 6. ayınını bitirene kadar kendisine düzenli bir yemek sunmamız mümkün olmadı ama sonrası bir kaç hafta içinde pek hızlı gelişti… Blender ve süzgeç ile ince püre kıvamını tamamen atladık. Ikea’nın patates ezicisini çok kullandık, halen de kullanıyoruz.
7 aylık Ada’m artık resmen bizim yediklerimizi yiyor; az çatalla ezilmiş sulu köfte, kabak dolması, bulgur pilavı, şehriyeli çorba… Bir tuza dikkat ediyorum, az kullanırdım artık hiç koymuyorum veya onun için bir parçasını tuzsuz ayırıyorum. Yumurta sarısını bütün olarak emiyor. Peynirleri parmak ucu ile ağzına götürüyor. Hatta ablasının tabağından makarna çalıyor. – bir kere oldu ama olsun aç kalmaz bu çocuk anladık biz… -






















8 comments
Özlem
November 21, 2011 at 11:33 am (UTC 3) Link to this comment
Bizim de dağarcığımıza cadı kelimesi eklenmiş oldu. Umarım çoktan geride bıraktığımız korkularımız geri gelmez… Ben de kötü kalpli cadı olup, türlü komiklikler ve oyunlarla daha sevimli göstermeye çalışıyorum. Sanırım tutacak:)))
Melek
November 21, 2011 at 11:52 am (UTC 3) Link to this comment
Bizde cadı sorunsalı yaşanmadı galiba 4,5 yaş etkisi
) Biz aslan karakterini çok beğendik, hatta duramayıp bende kaplan olsam o aslanla sahnede oynasam ne güzel olurdu değil mi ? sorusuyla keyiflendik
)
burcu
November 21, 2011 at 12:01 pm (UTC 3) Link to this comment
Bundan 3-4 ay önce de Arda “kötü cadı”nın eşanlamlısı olarak “potis” kelimesini uygun görmüştü. Nereden çıktı o kelime o zaman da anlamamıştık, şimdi de bilmiyoruz
Gizem
November 21, 2011 at 7:36 pm (UTC 3) Link to this comment
Ya benimkide 7 ayliga kadar cok iyiydi bende hih tmm bu cocuk yicek dedim ama
Simdi cok fena durumdayiz yemiyor:((
Ceylin'in Annesi
November 23, 2011 at 2:53 pm (UTC 3) Link to this comment
Benim kızım 10 aylık oldu ama hala, köfte, balık yemeyi reddediyor, hep anne sütü istiyor onun dışında çorbai muhallebi, kaşık mamaıs, yoğurt, pütürlü her şeyi reddediyor ne kadar alıştırmak için uğraştıysak ağzından tükürdü, yemeyen çocuk zor oluyor. sizin adınıza sevindim..
Sermin
November 30, 2011 at 2:20 am (UTC 3) Link to this comment
İkinicide böyle oluyorsu insan işte. gayet rahat. öyle ilkindeki gibi seramoniler olmuyor. yok salçaydı şuydu buydu takılmıyor. ben de hiç takmayacağım bu sefer
öptüm yakında görüşüyoruz
)
esra
December 7, 2011 at 12:18 am (UTC 3) Link to this comment
Maşallah! Koca adam olmuş. İkincide gerçekten daha rahat oluyor galiba insan. Çok ama çok tatlı görünüyor, ayaklarından öpüyorum onu..
benden bizden
December 26, 2011 at 12:49 pm (UTC 3) Link to this comment
tabi ki sensin kotu cadi, pirasali karnabahar da neymis?
Ya bu Mira’yi gordugum yerde mincirmak istiyorum izninle