
Bugün, bir süredir ihmal ettiğim fotoğraflarımızı topladım. Gereksiz pozları sildim, bilgisayarımı hafiflettim, baskıya götüreceklerimi kopyaladım. Bu arada Ekim – Kasım’da Mira ile yaptığımız bir işin aşamalarını buldum… Yapraklar ile bezenmiş bu taşlar ile Mira halen oyunlar oynuyor. Kah yemek yapıyor, kah evin içerine saklıyor, aynısını bulmaya çalışıyor. Paylaşmadan geçmek istemedim.
İlham kaynaklarımdan biri aşağıdaki görsel – hem facebook’da hem de bloglarda birçok arkadaş paylaşmıştı. Bir çınarı, bir de çamı tanıyınca; utanmıştım. Üstelik benim annem bunların hepsini bilir. Ben hemen kapımın önünde bahçem olmasına rağmen, ayrık otlarını yeni yeni ayırt edebiliyorum. Kendi haline bırakırsam, çocuklarımda durumun daha da içler acısı olabileceğinden ürküyorum.
Yaprakları Bolu’da ormanda yaptığımız yürüyüşte toplamıştık. Akşamında Mira bunları çeşitlerine göre ayırmış, bir kısmını da kağıt üzerine yapıştırarak tablolar yapmıştı. Elimizde kalanları hemen kullanmayacağımız için kurumasın diye ağzı kapalı bir poşetle buzdolabında saklamıştım. Topladığımız tazelikte durdular.
Ertesi hafta bu yaprakların yanına düzgün satıhlı taşlar, beyaz tutkal, mat su bazlı vernik ve bunları kullanabilmek için fırçalarımızı aldık. Taşlar tutkallandı, yapraklar taşlara yapıştırıldı, kuruduktan sonrada su bazlı vernik ile işlem tamamlandı. Halen bu çalışmada kullandığımız tüm bitkilerin adını bilemesek de çeşitlerin farklılığı konusunda algılar daha açık…




























1 comment
benden bizden
December 26, 2011 at 12:40 pm (UTC 3) Link to this comment
harika bir etkinlik, ben de bilmiyormusum bitkileri. bu konuda bir kitap gormustum, buyuk resimlerle birlikte bitki adlarini gosteriyordu. Ama adini hatirlayamiyorum
ne karisik bir yorum oldu bu da yahu! opuyorum
Bu arada yeni blogun hayirli olsun, ben yeni yeni dolasiyorum bloglari, ancak gelebildim. Bize de bekliyoruz sizi ailecek